< kedi olmuş gidiyorsun - Blogcu





çalışmaya çalışan insan modeli

canım sıkılıyooo:(

ders çalışmaktan sıkıldım ben, biri beni kurtarsın yaa!!!

daha sınavlar başlamadan ben sınavlardan sıkıldım:)

şu okul artık bitsin ya, son sınıf olmak böyle bişey sanırım, herşeyden, herkesten bıkıyosun, kendinden bile bıkıyosun hatta:D

belki de sadece bana göre böyledir gerçi, ama yoruldum artık herşeyden, bitmesine gün sayıyorum gerçi, ama bi yandan da düşünmüyo deilim acaba mezun olunca daha mı iyi olcak diye. hep birlikte bekleyip görcez sanırım:D

bu yazıyı niye yazdım bilmiyorum:D

çalışma arası verdim, kafamı boşaltmak için girmiştim, kendimi yazı yazarken buldum:D

neyse artık gidiyorum:)

yaşamak güsel, hayattan zevk almaya bak!!

ya niye sonunda her şey iyi olucak bunu bile bile anlık sinire kapılıp koca gecemi berbat ediyorum? bazen anlamıyorum kendimi. olay aynen şöyle gerçekleşir:

incir çekirdeğinden bile küçük bi boşluğu dolduramıcak bi tartışma çıkar, tartışma tarafların karşılıklı söz düellosuna dönüşür, söylenmesi asla istenmeyan ve söylenince pişman olunacağı bilinen sözler sarfedilir, sonra tartışmanın boyutuna bağlı olarak karşılıklı ses yükseltme ve ağlamalar başlar. sonra?

sonra zaten en başta yapılması gereken şey yapılır, olay bi şekilde tatlıya bağlanır. eee noldu peki?

madem bu kadar kolaydı koca gece tartışıp bağırışmanın, pişman olunacağı bariz bilinen sözler sarfetmenin amacı ne? öyle bi tartışma içindeyken aslında birazdan( bikaç dakika veya saat:)) içinde barışçaz, ben niye bunları söylüyorum, niye ağlıyorum, niye sesimi yükseltiyorum bile dediğim olmuştur kaç kez. ama demek ki insan bazı noktalarda kendine söz geçiremiyo.

işin garip kısmı gözlemlediğim kadarıyla biçok kişide var bu durum. biraz danışıklı dövüş oluyo sanırım bu. aslında ne gerek var kavgaya gürültüye, tartışıp bağırışmaya? hem de benim gibi yakın bi zamanda barışılıp her şey yoluna gircek bile bile:D ne gerek var kendini üzmeye, yersiz gerginliklere? en önemlisi de ne gerek var en değer verdiklerim kategorisinde baş sıradaki insanı kırmaya, onu üzgün görmeye?

anlık bi sinire yenilip bunları yapmaya değermi hiç? kesinlikle değmez. bunu tekrar böyle bi tartışmanın başlangıcında olduğumuzu farkettiğim anda kendime hatırlatmalıyım sanırım. hem ne gerek var böyle şeylere? yaşamak güsel, hayattan zevk almaya bak kardeşim, dimi ama:D

bu benim ilk blogumm:D

üye oldum bakalım blog yazmada iyimiymişim diye, bunu ilerleyen zamanlarda hep birlikte görücez zaten:D

öncelikle ne yazsam bilemiyorum, kafamı karıştıran biçok şey var. mesela bitirme ödevim:D

nası bitircem ben bunu yaa, bitirme deil bitirememe ödevi mübarek:D

hiç biyerde bulamıyorum, ingilizce kaynak lazım, nasılsa bütün kaynaklar ingilizce diye sevinirken bi tane bile kaynak bulamadım yaa:(

ilgilenen varsa konu polyazo compounds:D

olur da yüksek kimyager bi arkadaş okursa bu naciz blogu diye:D

belki gökten deil ama blogcudan kimyager düşer nası da güsel olur pek de güsel olur:D

kafamı karıştıran başka bi olay da yüksek lisans olarak tercih etmek istediklerim:D

aklımın bi köşesi kimyaya devam et derken başka bi kısım da işletme yap idareci ol oooh misss diyo:D

yine aynı kimyager arkadaş bu konuda da bana yardımcı olursa benden mutlusu olmıcak walla:D

adam selam verdik borçlu çıktık dicek gerçi, ama öyle niyeti olan arkadaş! walla sıkboğaz etmicem seni, kafama takılan bikaç soru war, onlarla ilgili birascık! yardım isticem sadece:D

fazla mı uzun yazdım acaba? buraya kadar sabredip okuyan oldumu bilemiyorum, ama okuyan da saolsun okumayan da:D

bu ilk yazım, fazla karmaşık geldiyse affola, zamanla öğrencez, sözlüklerde eğitildik biz de ne de olsa:D

(belki canım sıkılır gecenin bu saatinde yine yazmak isterim birasdan die sadece şimdilik hoşçakalın, iigeceler bu yazıyı okuma zahmetine girmiş arkadaşlar:D